21 Nisan 2012 Cumartesi

yüreğim hasret gezgini- adım aşk sürgünü..

yüreğim hasret gezgini,
kalmadı dolaşmadık
ne dağ, ne şehir.
adım aşk sürgünü,
kalmadı yanmadık
ne döş, ne bağır.
nar-ı hasret avucumda,
yarim adın dil ucumda.
hasrette, kederde, acımda,
bir katre kin yok sana karşı.

yüreğim hasret gezgini;
yitik ama bedbin değil.
adım aşk sürgünü,
sürgün bana çözüm değil.
ne kadar ırasam senden
o kadar aşığınım yar.
hasretinle aştığım her dağ
bir katmerli yaprak,
yedivereninde yüreğimin.
uzadığım her kilometrede
daha da yakınım yüreğine.

yüreğim hasret gezgini,
yana yana gezdi her yeri;
baktığı her şeyde gördü seni.
adım aşk sürgünü,
ama bu sürgün kıramadı
içimdeki binlerce sürgünü.
tomurcuğa durdu hepsi;
aşk olup yağacak döşüne...
yeter ki sabret yar,
yüreğim gibi sen de.

Acılarla Pişiyor İnsan

acılarla pişiyor insan.
piştikçe görüyor çiğ yanını.
hayat pembe boyalıyken
göremediklerini, bir bir
gözüne sokuyor acı.
canın yandıkça anlıyorsun
acı çekenleri.
o zaman fark ediyorsun
yitirdiklerinin değerini.
ve devam ediyor hayat
pişirirken seni.
çünkü, o da
acılardan ibaret aslında.
araya serpilen soluklanmalar;
işte onlar, ufak mutluluklar.
kılavuzu acılar insanın.
mutluluklar, dinlence arada.
piştikçe çiğ kalan yanın
daha iyi görüyorsun.
anlıyorsun.