29 Haziran 2007 Cuma

hayallerim

hasret mektupları gibidir
benim hayallerim...
onlarla yaşamak
kaderim.

şikâyetçi değilim.
seviyorum onları ben.
lâkin,
hasret mektupları gibidir
benim hayallerim...

hepsinin de,
bir ucu yanık;
ya sigaradan,
ya sevdadan.


engin..

bir garip sandal

binen gidiyor bu sandala.
binen gidiyor,
geri dönmüyor.
hâlâ görmüyor,
hâlâ anlamıyorsun.
bir gün
sana da gelecek sıra.
bineceksin o sandala.
yürüyecekler dizi dizi
senin de ardın sıra...


engin..

28 Haziran 2007 Perşembe

çocuk

Annesi gül koklasa, ağzı gül kokan çocuk;
Ağaç içinde ağaç geliştiren tomurcuk...

Çocukta, uçurtmayla göğe çıkmaya gayret;
Karıncaya göz atsa "niçin, nasıl?" ve hayret...

Fatihlik nimetinden yüzü bir nurlu mühür;
Biz akıl tutsağıyız, çocuktur ki asıl hür.

Allah diyor ki:"Geçti gazabımı rahmetim!"
Bir merhamet heykeli mahzun bakışlı yetim...

Bugün ağla çocuğum, yarın ağlayamazsın!
Şimdi anladığını, sonra anlayamazsın!

İnsanlık zincirinin ebediyet halkası;
Çocukların kalbinde işler zaman rakkası...

NECİP FAZIL

DAĞLAR

Başım dağ, saçlarım kardır,
Deli rüzgarlarım vardır,
Ovalar bana çok dardır,
Benim meskenim dağlardır.Ş

ehirler bana bir tuzak;
İnsan sohbetleri yasak;
Uzak olun benden, uzak,
Benim meskenim dağlardır.

Kalbime benzer taşları,
Heybetli öter kuşları,
Goğe yakındır başları;
Benim meskenim dağlardır.

Yarimi ellere verin;
Sevdamı yellere verin;
Yelleri bana gönderin;
Benim meskenim dağlardır.

Bir gün kadrim bilinirse,
İsmim ağza alınırsa,
Yerim soran bulunursa:
Benim meskenim dağlardır



Sabahattin Ali

nereye bakıyor?


kardeşkardeş


27 Haziran 2007 Çarşamba

Aç Gözlerini

En sevdiğin elbiseni giydim
Bu gece kokunu sürdüm
Solgun yüzünü okşadım
Sessizce saçlarından öptüm
Yazdığın mektupları okudum
Kana kana su içer gibi
Plaklarını çaldım ah!
En çok o şarkıda özledim seni.

Issızlık kapıyı çaldı, açmaya korktum
gece yarısı
Şehir uykuya daldı, baktım dışarı
yakatran karası
Rüzgar telaşla kokunu getirdi bana
aldım koynuma
Buseni hafızamdan koparıp
iliştirdim dudaklarıma
Üşüdüm karanlıkta
Tenine dokundum hissetsin diye
Aç gözlerini

Erguvanlarına su verdim
İçerken benimle konuştular
Yastığını okşadım, kokladım
Anılar uçuştular
Soluğun saçlarımı yaladı sanki yine
bir meltem gibi
Teninin kokusu karıştı kokuma
Yakıştılar

Boğuldum karanlıkta
Yanı başımdasın benden çok
uzaklarda
Ellerimi tut dokun bana
Aç gözlerini.

Attım kendimi caddelere
Yeşil ceketin sardı beni
Yürüdüm üstüne karanlığın korkusuz
Tuttum ellerini.


Can DÜNDAR

kız kaçıran

Dağlar dik çeşmeler kuru
Yârimin benzi çok sarı
Ölü var dönülmez geri
Yürü yağız atım, yürü...

Dağlar geçilmiyor kardan
Aman yok candarmalardan
Ayrılamadım bu yârdan
Yürü yağız atım, yürü...

Yârim bu gece yoruldu
Kaçırdığıma darıldı
Bak, daha sıkı sarıldı
Yürü yağız atım, yürü...

Nasıl titriyor korkudan
Kaldırdım onu uykudan
Sesler geliyor doğudan
Yürü yağız atım, yürü...

Peşime düştü takipler
Boynumu bekliyor ipler
Zeybekler seni ayıplar
Yürü yağız atım, yürü...


Sabahattin Ali

26 Haziran 2007 Salı


bekliyorum

gel artık,
bekliyorum;
ne zamandır olduğu gibi.
hâlâ aynı yerde,
öylece,
bıraktığın gibi.
haydi gel!
yeterince geciktik,
yeterince kaybettik zaten.
şimdi tam zamanı.
şimdi felekle fitleşme anı!
ya şimdi gel;
ya da gidiyorum artık.
bu bekleyişin sonu yok.


engin..

bekle beni

böyle çekip gitmek
zor geliyor gülüm.
seni arkada
boynu bükük koymak,
gücüme gidiyor.
yanındayken bile
dayanamadığım hasret
iyice ümüğümü sıkıyor.

her şehirde
bir başka hüzün,
her yolda ayrı keder.
vaktidir yineayrılığın...

ama, hep dediğim gibi;
her dönüşte
daha da çok seviyorum seni.
yine döneceğim.
yine deliler gibi,
yalnız seni,
seni seveceğim.
bekle beni!


engin.

25 Haziran 2007 Pazartesi

arka mahalle..


yalnız

paylaşılmaz, yaşanır....

asi sevdam

bulutsuz bir gökte,
rüzgâra baş kaldırıp,
güneşe kafa tutan
bir güvercindir sevdam.
yanacağını bilir,
yiteceğini bilir de,
yine de dönmez yolundan.
çırpar kanadını asice
sana doğru.
dosdoğru..


engin

***

sonsuza dek yanar,
bir kez yemişse
aşk sillesini yürek.

tarife ne gerek?
şöyle kaldır başını bir,
etrafa bak.

her yerde, her zaman
akar bir ırmak;
hicran yaşından.



engin