
17 Kasım 2007 Cumartesi
16 Kasım 2007 Cuma
15 Kasım 2007 Perşembe
medet sendedir
Sevdanla düştüm ırak yollara.
Takılıp kaldım yaban ellere.
Sığamaz oldum yere, göklere,
Medet sendedir nazlım, bilesin.
Kadere küstüm, bahta darıldım.
Sen diye kara taşa sarıldım.
Gurbet yolunda yandım aykıldım.
Nârın bendedir nazlım, bilesin.
Ayrılık derdine var mı çare?
Giyemem beyaz, her yanım kâre.
İçimde türlü türlüdür yâre
Yürek közdedir nazlım, bilesin.
Dolaştım dünyayı gülemedim.
El gibi murada eremedim.
Bir türlü yanına varamadım.
Resmin döştedir nazlım, bilesin.
engin..
Takılıp kaldım yaban ellere.
Sığamaz oldum yere, göklere,
Medet sendedir nazlım, bilesin.
Kadere küstüm, bahta darıldım.
Sen diye kara taşa sarıldım.
Gurbet yolunda yandım aykıldım.
Nârın bendedir nazlım, bilesin.
Ayrılık derdine var mı çare?
Giyemem beyaz, her yanım kâre.
İçimde türlü türlüdür yâre
Yürek közdedir nazlım, bilesin.
Dolaştım dünyayı gülemedim.
El gibi murada eremedim.
Bir türlü yanına varamadım.
Resmin döştedir nazlım, bilesin.
engin..
senin yerine
Gölgelenmesin gül yüzün,
Sen üzülme gülüm.
Kıyamam
Gözünden akacak yaşlara.
Kıyamam
Göz yaşıyla ıslanacak yanaklarına.
Hüzün yakışmaz sana;
Ben üzülürüm yerine.
Alışkınım nasılsa,
Bırak sen acıları bana.
Bahar ol hep sen;
Tomurcuklan,
Çiçekler aç bana.
Ben, güzün olurum senin.
Yaprak dökerim
Senin yerine.
Yeter ki, sen üzülme.
Kıyamam sana…
engin..
Sen üzülme gülüm.
Kıyamam
Gözünden akacak yaşlara.
Kıyamam
Göz yaşıyla ıslanacak yanaklarına.
Hüzün yakışmaz sana;
Ben üzülürüm yerine.
Alışkınım nasılsa,
Bırak sen acıları bana.
Bahar ol hep sen;
Tomurcuklan,
Çiçekler aç bana.
Ben, güzün olurum senin.
Yaprak dökerim
Senin yerine.
Yeter ki, sen üzülme.
Kıyamam sana…
engin..
14 Kasım 2007 Çarşamba
13 Kasım 2007 Salı
12 Kasım 2007 Pazartesi
sarma cigara
sarma cigara gibidir sevda.
çektikçe içine
kavurur ciğerlerini.
haz duyarsın yine de,
yavaş yavaş
seni tükettiğini bile bile.
öyle keyifle,
öyle hasretle
çekersin içine
peş peşe.
engin...
çektikçe içine
kavurur ciğerlerini.
haz duyarsın yine de,
yavaş yavaş
seni tükettiğini bile bile.
öyle keyifle,
öyle hasretle
çekersin içine
peş peşe.
engin...
geçti artık
sayamadık bile
uçup giden yılları.
ne anlamı var şimdi
akları saymanın?
bulamadık ki biz hiç
o eski sevdaları.
yararı var mı şimdi
oturup ağlamanın?...
engin...
uçup giden yılları.
ne anlamı var şimdi
akları saymanın?
bulamadık ki biz hiç
o eski sevdaları.
yararı var mı şimdi
oturup ağlamanın?...
engin...
ne yapardım?
ne yapardım acaba
elimi tutan elin olmasa;
saçların yüzüme,
nefesin içime dolmasa…
sahi, çiçekler ne yaparlar
susuz kaldıklarında?
ya yavru kuşlar,
daldan düştüklerinde?
ne yapardım acaba,
geceleyin gözümü açtığımda,
seni göremesem yanımda?
sahi, ne yapar insanlar
yürekleri atmadığında?
neyse, yanımdasın ya!
ellerin ellerimde,
nefesin içimde ya…
boşver bunları şimdi,
daha sıkı sarıl bana.
engin...
elimi tutan elin olmasa;
saçların yüzüme,
nefesin içime dolmasa…
sahi, çiçekler ne yaparlar
susuz kaldıklarında?
ya yavru kuşlar,
daldan düştüklerinde?
ne yapardım acaba,
geceleyin gözümü açtığımda,
seni göremesem yanımda?
sahi, ne yapar insanlar
yürekleri atmadığında?
neyse, yanımdasın ya!
ellerin ellerimde,
nefesin içimde ya…
boşver bunları şimdi,
daha sıkı sarıl bana.
engin...
yoksun işte!
rüyada görsem inanmazdım.
hiç üstüne konduramazdım.
çekip gittin ansızın;
geceyi yırtan çığlık gibi
içimi yırttı gidişin.
yandım ki yandım!...
oysa hep öylece
kalacağına inandım.
gözlerine doya doya bakıp
hep dizlerinde yatacağım sandım…
yoksun işte!
yanımda olmadığın gibi,
rüyalarımda bile.
bilmiyorum nasıl dayanırım
böyle bir gidişe?
engin...
hiç üstüne konduramazdım.
çekip gittin ansızın;
geceyi yırtan çığlık gibi
içimi yırttı gidişin.
yandım ki yandım!...
oysa hep öylece
kalacağına inandım.
gözlerine doya doya bakıp
hep dizlerinde yatacağım sandım…
yoksun işte!
yanımda olmadığın gibi,
rüyalarımda bile.
bilmiyorum nasıl dayanırım
böyle bir gidişe?
engin...
hasret şiiri
neylesin şu deli gönül
sensiz gelen baharı?
yoksan şayet yanımda,
her yanım boylu boyunca
kara kış, yâr!
yanıp kavrulurken yüreğim,
yanağımda gözyaşım donar.
neye yarar dalda tomurcuk?
neme lâzım kuşların ötüşü?
tomurcuğun da,
kuş sesinin de en güzeli
sende, yâr!
sen yoksan,
onlar olmuş ne çıkar?
neylesin şu deli gönül
sensiz gelen baharı?
bu hayın yürek
damarlara lav pompalar.
beynim, düşüncemi prangalar.
kör ankâlar döşümü gagalar…
yetmezmiş gibi,
gülümserken güneş âleme,
benim garip başıma
lapa lapa kar yağar.
hadi gel de erişsin bahar.
gel ki menevşeye kessin
geldiğin yollar.
gel gayrı, gel de bitsin
şu bedbaht zamanlar.
el-âlem gibi ben de
tadına varayım baharın;
öyle özledim yâr!
engin...
sensiz gelen baharı?
yoksan şayet yanımda,
her yanım boylu boyunca
kara kış, yâr!
yanıp kavrulurken yüreğim,
yanağımda gözyaşım donar.
neye yarar dalda tomurcuk?
neme lâzım kuşların ötüşü?
tomurcuğun da,
kuş sesinin de en güzeli
sende, yâr!
sen yoksan,
onlar olmuş ne çıkar?
neylesin şu deli gönül
sensiz gelen baharı?
bu hayın yürek
damarlara lav pompalar.
beynim, düşüncemi prangalar.
kör ankâlar döşümü gagalar…
yetmezmiş gibi,
gülümserken güneş âleme,
benim garip başıma
lapa lapa kar yağar.
hadi gel de erişsin bahar.
gel ki menevşeye kessin
geldiğin yollar.
gel gayrı, gel de bitsin
şu bedbaht zamanlar.
el-âlem gibi ben de
tadına varayım baharın;
öyle özledim yâr!
engin...
gece yargıcı
en umulmadık zamanlarda,
hep tedbirsiz anlarda
çıkar karşıma
acımasız yargıcım.
onlarca kez kalem kırar
kılı bile kıpırdamadan,
sabaha kadar.
ben, yüzlerce kez savrulurum
ölümle yaşam arasında;
yokluğunda.
o yüzdendir, her şafakta
bozar idam kararını yargıcım,
yokluğuna hüküm verir.
bilir, cezanın en ağırını!
engin..
hep tedbirsiz anlarda
çıkar karşıma
acımasız yargıcım.
onlarca kez kalem kırar
kılı bile kıpırdamadan,
sabaha kadar.
ben, yüzlerce kez savrulurum
ölümle yaşam arasında;
yokluğunda.
o yüzdendir, her şafakta
bozar idam kararını yargıcım,
yokluğuna hüküm verir.
bilir, cezanın en ağırını!
engin..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









