30 Nisan 2009 Perşembe

NİSAN

Sakın küsme hayata
Bak;
Mevsimlerden bahar şimdi,
Nisan yağmurları üstümüzde.
Islanmak bile
Bir başka keyif şimdi.
Ağaçlar gibi yürekler;
Tomurcuklanmış sevdalara.
Umutlara gebe bu mevsim,
Yarınlara…
Esas, şimdi güzeldir sevmek,
Nisanda
Yağmur altında
Sırılsıklam.
Sevmek zamanı şimdi:
Doyasıya, ölesiye.
Doldur haydi, yüreğine
Doldur sevgileri.
Süz gönlünün imbiğinden,
Sula nisan yağmuruyla.
Haydi sarıl!
Sarıl şimdi hayata.
Nice nisanlara,
Nice baharlara..



Engin..

DÖN GAYRI İKİ GÖZÜM

Sel oldu sözüm yine
Coştu da taştı dilimden.
Ne fayda, umar yok
Kâlden, heceden.
Zikrederken adını
Ağlamak var bolca;
İnceden, inceden.

Tüttü yine tütünüm
Mangalında döşümün.
Dağladım da yüreği
Kebab ettim baksana.

Dön gayrı iki gözüm.
Dön, ciğer közüm.
Sen olmayınca yanımda
Kendime bile gayrı
Yetmiyor sözüm.
Ağlar gibi çalar sazım.

Durmaz dilim, durmaz.
Sensizlik vurdu dilimi,
Acı acı söyler, susmaz.
Bilir halimden de
Üstüne almaz.
Ben yanmışım, bitmişim,
Umurunda olmaz.



Engin..

Gurbetlik

Öyle bir yazılmış ki
Alnıma gurbet…
Ne yapsam, ne etsem,
Dönüp dolaşır
Bulur beni.
Sağım gurbet, solum gurbet.
Önüm, arkam hasret.
Haydi, gel de sebat et!
Unuttum artık sılayı;
Sıla bile şimdi gurbet.
Nasıl bir şeyse bu illet?
Müzmin romatizma gibi,
durmadan, usanmadan
sirayet eder.
Beni sıladan,
Beni yardan,
Beni benden eder!



Engin..