vefa yok artık
ne yılda, ne ayda.
vefa yok yazda, baharda.
ortalık yerde
bir başınayım şimdi,
yalnızım karanlıkta.
vefa yokgiden sevgilide,
kadehte, meyde...
artık neyle avunup
kime güveneceğim
vefa yoksa çiçekli dalda bile?
nasıl bir gidişat ki bu?
nereye gidiyoruz böyle?...
ENGİN..
24 Ağustos 2007 Cuma
meğer
bilmezdim senden önce,
tanımazdım içimde yıllardır
saklanan kuşu.
sayende duydum kanat seslerini.
seninle uçmayı belledi.
seninle kırdı zincirleri.
meğer
seni sevmekten ibaretmiş
dünya dediğim;
uçtukçabunu da öğrendim.
engin..
tanımazdım içimde yıllardır
saklanan kuşu.
sayende duydum kanat seslerini.
seninle uçmayı belledi.
seninle kırdı zincirleri.
meğer
seni sevmekten ibaretmiş
dünya dediğim;
uçtukçabunu da öğrendim.
engin..
bu ne telaş
bu ne telaştır böyle?
dur, soluklan biraz.
yaslan ardına da
seyret şu âlemi.
aç gönül gözünü de
gör şu halini.
kime yâr olmuş acun
ki sana kalsın?
yeter artık yediğin
üç-beş de garipler yesin..
bilmez misin?
cep dikmezler kefene.
ardınsıra gelmez
kendi öz malın.
girersin toprağa öylece;
yalın mı yalın.
engin..
dur, soluklan biraz.
yaslan ardına da
seyret şu âlemi.
aç gönül gözünü de
gör şu halini.
kime yâr olmuş acun
ki sana kalsın?
yeter artık yediğin
üç-beş de garipler yesin..
bilmez misin?
cep dikmezler kefene.
ardınsıra gelmez
kendi öz malın.
girersin toprağa öylece;
yalın mı yalın.
engin..
23 Ağustos 2007 Perşembe
Akdeniz yaraşıyor sana
Akdeniz yaraşıyor sana
Yıldızlar terler ya sen de terliyorsun
Aynı ıslak pırıltı burun kanatlarında
Hiç dinmiyor motorların gürültüsü
Köpekler havlıyor uzaktan
Demin bir çocuk ağladı
Fatmanım cumbadan çarşaf silkiyor yine
Ali dumdum anasına sövüyor saatlerdir
Denizi tokmaklıyor balıkçılar
Bu sesler işte sessizliğini büyüten toprak
....................
Can Yücel
Yıldızlar terler ya sen de terliyorsun
Aynı ıslak pırıltı burun kanatlarında
Hiç dinmiyor motorların gürültüsü
Köpekler havlıyor uzaktan
Demin bir çocuk ağladı
Fatmanım cumbadan çarşaf silkiyor yine
Ali dumdum anasına sövüyor saatlerdir
Denizi tokmaklıyor balıkçılar
Bu sesler işte sessizliğini büyüten toprak
....................
Can Yücel
kalakalacaksın
ve, döneceksin birgün
bu sokaklara,
bu parklara...
attığın her adımda,
gördüğün her yaprakta,
sallanan çocuklarda,
hatta yemlenen kuşlarda
senden hiç bir şey bulamayacaksın.
anlayacaksın, lâkin,
tren çoktan kalkmış,
son kuşlar uçmuş olacak.
sen;
bu şehrin yitiği,
bu sokakların yabanı...
bir benden değil,
bütün şehirden sildim seni!
benim olmadığın gibi
bu şehrin de olamayacaksın.
kalakalacaksın!...
engin..
bu sokaklara,
bu parklara...
attığın her adımda,
gördüğün her yaprakta,
sallanan çocuklarda,
hatta yemlenen kuşlarda
senden hiç bir şey bulamayacaksın.
anlayacaksın, lâkin,
tren çoktan kalkmış,
son kuşlar uçmuş olacak.
sen;
bu şehrin yitiği,
bu sokakların yabanı...
bir benden değil,
bütün şehirden sildim seni!
benim olmadığın gibi
bu şehrin de olamayacaksın.
kalakalacaksın!...
engin..
can dediğin kuşa benzer
can dediğin kuşa benzer
kaş arası, uçup gider
değerini vermez isen
kum misali tozup gider
cana cânan gereklidir
cânan cana gediklidir
oy, bu sevda şenliklidir!
boran gibi esip gider
can kuşunu sal semâya
semâdan bir bak dünyaya
sonra şükreyle Hüda´ya
sesin yâre kayar gider
aşığın sinesi taştı
taştı, yârine ulaştı
taş yürekler buna şaştı
şaşan aklı yitip gider
ozan oldun neler dedin
can kuşuna ne vad´ettin
eğer onu azâd ettin
sevdiğine uçar gider.
engin..
kaş arası, uçup gider
değerini vermez isen
kum misali tozup gider
cana cânan gereklidir
cânan cana gediklidir
oy, bu sevda şenliklidir!
boran gibi esip gider
can kuşunu sal semâya
semâdan bir bak dünyaya
sonra şükreyle Hüda´ya
sesin yâre kayar gider
aşığın sinesi taştı
taştı, yârine ulaştı
taş yürekler buna şaştı
şaşan aklı yitip gider
ozan oldun neler dedin
can kuşuna ne vad´ettin
eğer onu azâd ettin
sevdiğine uçar gider.
engin..
22 Ağustos 2007 Çarşamba
adsız şiirler
Ben size ne yaptım
Çağrı mı, armağan mı, ceza mı
Ne vardı böyle karşıma geçecek
Ben ne yazılar ne çizgiler yitirdim hatırlamadım
Ne var ki sizinki onlar gibi gitmeyecek
Artık olan oldu
Gitseniz gitmeseniz bir
Ben de düş kursam da kurmasam da
Aklıma yüzünüz gelecektir
Ben size ne yaptım,
Ne kötülüğüm dokundu size
İnanın - hoş niçin inanacaksınız-
Sizi şu ana kadar tanımazdım
İnanmak, bilmek yakışmaz size
Karşıma çıkmayacaktınız.
Karşımda bir resim gibi şimdi
Kuramadığım düşlerin çizdiği, siz
Hem gözüme hem düşünceme
Çakılıp kaldınız
Renklerinize ve biçimlerinize
Düş dışı gerçeklerin çizdiği siz
Beni benden çıkardınız
Beni benden aldınız
Göz görmeye-görmeye
Bir uzağa bıraktınız
Kendime dönmeye artık çok geç.
Özdemir Asaf
Çağrı mı, armağan mı, ceza mı
Ne vardı böyle karşıma geçecek
Ben ne yazılar ne çizgiler yitirdim hatırlamadım
Ne var ki sizinki onlar gibi gitmeyecek
Artık olan oldu
Gitseniz gitmeseniz bir
Ben de düş kursam da kurmasam da
Aklıma yüzünüz gelecektir
Ben size ne yaptım,
Ne kötülüğüm dokundu size
İnanın - hoş niçin inanacaksınız-
Sizi şu ana kadar tanımazdım
İnanmak, bilmek yakışmaz size
Karşıma çıkmayacaktınız.
Karşımda bir resim gibi şimdi
Kuramadığım düşlerin çizdiği, siz
Hem gözüme hem düşünceme
Çakılıp kaldınız
Renklerinize ve biçimlerinize
Düş dışı gerçeklerin çizdiği siz
Beni benden çıkardınız
Beni benden aldınız
Göz görmeye-görmeye
Bir uzağa bıraktınız
Kendime dönmeye artık çok geç.
Özdemir Asaf
adalet
İnsansız adalet olmaz
Adaletsiz insan olur mu?
Olur, olmaz olur mu!
Ama, olmaz olsun
Özdemir Asaf
Adaletsiz insan olur mu?
Olur, olmaz olur mu!
Ama, olmaz olsun
Özdemir Asaf
anlayış
anlayamazsın diyenler
anladığım kadar
anlayabilselerdi
anlaşılmayan bir şey
kalmayacaktı...
engin..
anladığım kadar
anlayabilselerdi
anlaşılmayan bir şey
kalmayacaktı...
engin..
müstehak!
söyle nedir, bu dünyanın anlamı?
şayet değil ise, yâr, seni sevmek.
niye nefes alayım desene, gayrı
sevmiyorsam seni, müstehak ölmek!
bir seni sevdim; bil pîr sevdim.
dünyaya seninle anlam verdim.
yeri, göğü hep aşkınla gezindim.
inkâr ediyorsam, müstehak ölmek!
ederim yoluna her şeyi feda.
tek dileğim Mevlâdan, olmasın cüdâ.
sen bu tüluata bir hoş sadâ,
bil ki dinlemiyorsam, müstehak ölmek!
daha ne diyeceğim, bilemem ki yâr;
dağda-taşta, kurtta-kuşta hatırın var.
sensiz iken bu dünya tabutvâri dar.
say ki yoksun; o zaman müstehak ölmek!
engin..
şayet değil ise, yâr, seni sevmek.
niye nefes alayım desene, gayrı
sevmiyorsam seni, müstehak ölmek!
bir seni sevdim; bil pîr sevdim.
dünyaya seninle anlam verdim.
yeri, göğü hep aşkınla gezindim.
inkâr ediyorsam, müstehak ölmek!
ederim yoluna her şeyi feda.
tek dileğim Mevlâdan, olmasın cüdâ.
sen bu tüluata bir hoş sadâ,
bil ki dinlemiyorsam, müstehak ölmek!
daha ne diyeceğim, bilemem ki yâr;
dağda-taşta, kurtta-kuşta hatırın var.
sensiz iken bu dünya tabutvâri dar.
say ki yoksun; o zaman müstehak ölmek!
engin..
21 Ağustos 2007 Salı
gitmeli..
akıp gitmeli bir zaman
avuçlarının arasından.
akıp gitmelibir sel suyu,
bir çavlan gibi
delice...
ummana karışmalı,
hatta kaybolmalı enginde.
ve geri dönmeli,
damakta sensizliğin buruk tadı,
yüreğin ucu yanıkken
hasretten.
sarılıp sımsıkı sana
ilelebet öylece kalmalı.
o ânı durdurmalı!
yalnız bir ben,
bir sen...
gerisi yok olmalı.
engin..
avuçlarının arasından.
akıp gitmelibir sel suyu,
bir çavlan gibi
delice...
ummana karışmalı,
hatta kaybolmalı enginde.
ve geri dönmeli,
damakta sensizliğin buruk tadı,
yüreğin ucu yanıkken
hasretten.
sarılıp sımsıkı sana
ilelebet öylece kalmalı.
o ânı durdurmalı!
yalnız bir ben,
bir sen...
gerisi yok olmalı.
engin..
yağmur delisi
yağmur yağıyor.
yaşlı çamın dalları arasından
bir kuşötüyor inatla.
ya, serseri yüreği,
ya da yağmur delisi;
benim gibi...
yağmur yağıyor,
kuş ötüyor,
ben ıslanıyorum.
engin..
yaşlı çamın dalları arasından
bir kuşötüyor inatla.
ya, serseri yüreği,
ya da yağmur delisi;
benim gibi...
yağmur yağıyor,
kuş ötüyor,
ben ıslanıyorum.
engin..
seni bekliyorken
sessiz ve masumdu deniz
kusur işlemiş çocuklar gibi.
örtmek ister gibiydi ay
kusurlarını;
arada bulutların ardına saklanıp.
ve kumsal,
kum taneleri kadar
hüzün doluydu;
ben oradayken,
yanımda sen yokken,
seni bekliyorken.
engin..
kusur işlemiş çocuklar gibi.
örtmek ister gibiydi ay
kusurlarını;
arada bulutların ardına saklanıp.
ve kumsal,
kum taneleri kadar
hüzün doluydu;
ben oradayken,
yanımda sen yokken,
seni bekliyorken.
engin..
20 Ağustos 2007 Pazartesi
nerdesin?
öyle bir yer...
ne saat belli,
ne takvim.
yalnızlığım acı,
yalnızlığım kadim.
asırlardır sensizim.
ne şarap o eski şarap,
ne mehtap o parlak mehtap.
her gece, şafağa dek
bu yürek
hicrandan bîtap.
yoksun ya,
hani,
yapayalnızım ya..
ondan bunlar,
hep ondan.
nerdesin?
engin..
ne saat belli,
ne takvim.
yalnızlığım acı,
yalnızlığım kadim.
asırlardır sensizim.
ne şarap o eski şarap,
ne mehtap o parlak mehtap.
her gece, şafağa dek
bu yürek
hicrandan bîtap.
yoksun ya,
hani,
yapayalnızım ya..
ondan bunlar,
hep ondan.
nerdesin?
engin..
tarifsiz
tarifsizdir çoğu kez
çekilen acı.
olmayınca anlatım
bulunmaz ilacı.
ne doktordur çare,
ne de otacı.
engin..
çekilen acı.
olmayınca anlatım
bulunmaz ilacı.
ne doktordur çare,
ne de otacı.
engin..
yeniden
deli bir rüzgâr
karıştırdı ortalığı.
fırtına kopuyor içimde.
küllenmiş ateşimi harladı
yangın yeri yüreğim
yeniden.
tam, bitip tükenmişken,
tam, yaralar kabuk bağlamışken,
tam,
onsuz da varım!
cesaretindeyken...
niye geçtin bu mahalleden?
niye?
niye gördü gözlerim?
ve, niye baktın gözlerime
eskisi gibi,
yeniden?!
deli gibi bir rüzgâr
karıştırdı gönlümü.
fırtınalar içindeyim;
ortalık toz, duman.
tam da
hayatla barışmışken
yeniden...
engin..
karıştırdı ortalığı.
fırtına kopuyor içimde.
küllenmiş ateşimi harladı
yangın yeri yüreğim
yeniden.
tam, bitip tükenmişken,
tam, yaralar kabuk bağlamışken,
tam,
onsuz da varım!
cesaretindeyken...
niye geçtin bu mahalleden?
niye?
niye gördü gözlerim?
ve, niye baktın gözlerime
eskisi gibi,
yeniden?!
deli gibi bir rüzgâr
karıştırdı gönlümü.
fırtınalar içindeyim;
ortalık toz, duman.
tam da
hayatla barışmışken
yeniden...
engin..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










