
10 Nisan 2008 Perşembe
İSTE
Demek yetmez dudağının ucuyla
İsteyince yürekten, döşünden iste.
Herkes yaşar şekerin, balın tadıyla.
Gör tadını acının, yaşamak iste.
Kimse bin yıl devran sürmez dünyada.
Hal olan gelir elbet, sağ olan başa.
Aç tavuklar ambarda gezer rüyada
Göreceğin ereğe ulaşmak iste.
Tak tırnağın, kopar kendi yaranı,
Sonra hançerini salla kardaşa.
İlkin tat bakalım kendi kanını
Sonra onun canını var ondan iste.
Yanar kor yüreği garip ozanın.
Yel vurunca gazel gazel tozanın.
Önce gör de hele hoyrat hazanın,
Sonra nev-bahara erişmek iste.
Engin..
İsteyince yürekten, döşünden iste.
Herkes yaşar şekerin, balın tadıyla.
Gör tadını acının, yaşamak iste.
Kimse bin yıl devran sürmez dünyada.
Hal olan gelir elbet, sağ olan başa.
Aç tavuklar ambarda gezer rüyada
Göreceğin ereğe ulaşmak iste.
Tak tırnağın, kopar kendi yaranı,
Sonra hançerini salla kardaşa.
İlkin tat bakalım kendi kanını
Sonra onun canını var ondan iste.
Yanar kor yüreği garip ozanın.
Yel vurunca gazel gazel tozanın.
Önce gör de hele hoyrat hazanın,
Sonra nev-bahara erişmek iste.
Engin..
BOZUK PLAK
ne zaman ki eser
bad-ı saadet,
poyrazlar keser önünü.
ne zaman ki görünse
uzaktan sıla,
yeni bir hasret alır
eskinin yerini…
ve döner plak
tâ en başına.
tarifsiz acılara,
bitimsiz yollara müptela
zavallı yüreğim.
bad-ı saadet,
poyrazlar keser önünü.
ne zaman ki görünse
uzaktan sıla,
yeni bir hasret alır
eskinin yerini…
ve döner plak
tâ en başına.
tarifsiz acılara,
bitimsiz yollara müptela
zavallı yüreğim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
