seni yazdım şiirlere.
seni okudum türkülerle.
ağladığımda bile,
sen vardın yaş diye
kirpiklerimde.
sendin rüyalarım;
hayallerim, umutlarım sen.
içtiğim su, aldığım nefes
sen, sen...
senden gayrı yok bir şey;
ben bile...
sensiz geçen her günde
yoktum bu âlemde.
engin..
12 Eylül 2007 Çarşamba
hasret dedikleri
nice levendi tar-u mâr etti,
nice güzeli nâlan.
derdinden bil cümle aşık
feryat, figan.
bezdirdi çoklarını,
geçirdi candan.
kimi mecnun olup yandı,
kimi al kana boyandı,
çok azı sıkı dayandı,
onların da aklı ziyandı.
ey! hasret dedikleri...
ey, kâbuslar artığı kızıl kor!
nedir bu âlemin
çektiği senden?
engin..
nice güzeli nâlan.
derdinden bil cümle aşık
feryat, figan.
bezdirdi çoklarını,
geçirdi candan.
kimi mecnun olup yandı,
kimi al kana boyandı,
çok azı sıkı dayandı,
onların da aklı ziyandı.
ey! hasret dedikleri...
ey, kâbuslar artığı kızıl kor!
nedir bu âlemin
çektiği senden?
engin..
sen yokken
ne zaman adını ansam
bir yumruk çöker boğazıma,
nefesim darlanır.
ne zaman gecenin bir yarısı
uykudan uyanıp
baksam karanlık göğe,
gözlerin gökte yıldızlanır.
ve ne zaman
iki sevgili görsem
sarmaş dolaş...
düşer kollarım iki yana,
öylece kalakalır.
engin..
bir yumruk çöker boğazıma,
nefesim darlanır.
ne zaman gecenin bir yarısı
uykudan uyanıp
baksam karanlık göğe,
gözlerin gökte yıldızlanır.
ve ne zaman
iki sevgili görsem
sarmaş dolaş...
düşer kollarım iki yana,
öylece kalakalır.
engin..
11 Eylül 2007 Salı
renkli bilyeler
bak anne!
benim de bilyelerim var artık,
rengârenk, avuç avuç...
param da var.
ama ne o bilyelere heveslendiğim çağım,
ne de o çocuğun
pırıltılı gözleri var.
bilyelerim var şimdi;
hani çok isteyip te alamadığım.
lâkin bir çok şeyim yok!
mesela, çocukluğum,
ya da yitik gençliğim;
umutlarım,
sevdalarım,
düşlerim, hayallerim...
sırtımda hayat var anne!
hem de ölesiye ağır.
ne kadar acımasız,
pırıltısız...
benim de bilyelerim var artık,
rengârenk, avuç avuç...
param da var.
ama ne o bilyelere heveslendiğim çağım,
ne de o çocuğun
pırıltılı gözleri var.
bilyelerim var şimdi;
hani çok isteyip te alamadığım.
lâkin bir çok şeyim yok!
mesela, çocukluğum,
ya da yitik gençliğim;
umutlarım,
sevdalarım,
düşlerim, hayallerim...
sırtımda hayat var anne!
hem de ölesiye ağır.
ne kadar acımasız,
pırıltısız...
10 Eylül 2007 Pazartesi
beş kuruşa hayaller.
çocuklar ağlamıyor bugün,
hepsinin karnı tok.
ağlamayınca çocuklar
anaları da gülüyor;
gülüyor tüm insanlar.
ve kör kurşunlara
gitmiyor gencecik fidanlar.
kimsenin muhtacı yok,
çalmıyor kimse.
yeşile kesmiş Anadolunun bozkırı
orman-orman, çiçek-çiçek.
bak el sallıyor rençber
gülümsüyor tarlasında.
bu da müesseseden...
unutanlara, unutturanlara.
kısır ruhlara,
çorak dimağlara!
para istemez
bu kadarcık hayale...
hepsinin karnı tok.
ağlamayınca çocuklar
anaları da gülüyor;
gülüyor tüm insanlar.
ve kör kurşunlara
gitmiyor gencecik fidanlar.
kimsenin muhtacı yok,
çalmıyor kimse.
yeşile kesmiş Anadolunun bozkırı
orman-orman, çiçek-çiçek.
bak el sallıyor rençber
gülümsüyor tarlasında.
bu da müesseseden...
unutanlara, unutturanlara.
kısır ruhlara,
çorak dimağlara!
para istemez
bu kadarcık hayale...
müsrif
bir gün daha geçip gitti
beyhûde, bomboş.
ne bir sevgi yaşandı,
ne bir aşk tükendi.
ne iyilik vardı içinde,
ne kötülük, bir parça...
yitik bir gündü bu gün;
ziyan bir gün.
kim bilir kaçıncı
bitik gün.
olmaz ki böyle müsriflik!
engin..
beyhûde, bomboş.
ne bir sevgi yaşandı,
ne bir aşk tükendi.
ne iyilik vardı içinde,
ne kötülük, bir parça...
yitik bir gündü bu gün;
ziyan bir gün.
kim bilir kaçıncı
bitik gün.
olmaz ki böyle müsriflik!
engin..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



